21 Ocak 2013 Pazartesi

buzluğa atılacak pratik şeyler

Öncelikle alüminyum yemek kaplarından alın (dolapta yeriniz varsa ve elinizde de fazla varsa borcamlaır kullanmanız daha sağlıklı olur)



Bunun içerisine her türlü PİŞMİŞ yemeği koyabilirsiniz. Mesela etli türlü yapın, soğumasını bekleyin (Alüminyum sıcakla tepkimeye girip kanserojen olabiliyormuş). Suyuyla muyuyla bunun içine koyun, üstünü alüminyum folyo ile SIKICA kapatın. Derin dondurucunuza atın.  Dondurucudan çıakrınca sadece ısıtmanız yeterli olacaktır. Eğer yemeklerinizi tencereye aktarıp ya damikrodalgada ısıtarak ısıtacaksanız plastik saklama kaplarına da koyabilirisiniz. Bu şekilde pastırmalı kurufasulye bile saklayabilirisiniz :) Akşamları yemek yaprken biraz fazla yapın. Artanları dondurucuya atın.

Fırına atacağınız yemekleri, fırına atılacak şekilde hazırlayıp bu kaplara koyun. Çıakrınca da sadece fırına atması kalsın. Mesela fırın makarna yapacaksınız diyelim. Fırına girme noktasına kadar bütün pişirme işlemini yapın, sonra bu kabın içinde fırına atacakmış gibi hazırlayıp, üstünü örtüp derin dondurucuya kaldırın.

Kek, poğaça ve kurabiyeleri hazırlayıp, KİLİTLİ buzdolabı poşetlerine koyun. Yemeden 2 saat önce çıkarıp, mutfak tezgahında çözdürmeniz yeterli olacaktır.

Hemen tavada döndürüp hazırlayabileceğiniz etleri de buzluğa atabilirsiniz. Köftedir, biftektir... Soğanlı, salçalı kıyma kavurup dondurabilirsiniz. Hem yemeklere kullanırsınıza, hem de dar zamanlarda üstüne yumurta kırar yersiniz. Ya da makarnanın üstüne sos yaparsınız. Mesela bir kilitli poşetin içine fırın poşetinde tavuk yapacakmış gibi malzemeleri ekleyin, tavuğu da ekleyin, ağzını kapatıp çalkalayıp dondurun. Çıkarınca da doğrudan fırın poşetine atıp pişirebilirsiniz.

Börek dilimleri ve minik pizzalar hazırlayıp dondurabilirsiniz. Hem misafirlere sevris edilebilir, hem de dar zamanlarda öğün olur. 

Kapların üzerine hazırladığınız günü yazmayı unutmayın. Böylece son kullanma tarihini hesaplayabilirsiniz.

Soğan rendeleyip, rendelenmş soğanları da kilitli poşetlerde saklayabilirsiniz. Soğan rendelemek zorunda kalmazsınız dar zamanlarda. Haşlanmış bakliyat saklayabilirsiniz (nohut, fasulye vs). Bezelye ve mısırı haşlamadan da saklayabilirsiniz.

Bir de konserve yapabilirsiniz. Hazır yaz gelmiş. Domatesleri rendeleyip kaynatın, sıcak sıcak cam kavanozlara doldurup kapağını kapatın, terrs çevirip konserve yapın. Tüm kış idare eder sizi. Hatta pişirirken içine biber rendeleyip menemenlik de hazırlayabilirsiniz. 

***************************************

buzlukta ne varsa o an karnıbahar, kabak, semizotu, pazı, ıspanak vs rondoya atıp parçalayın, içine 1 yumurta, 1-2 kaşık tam buğday unu, tuz ekleyip teflon tavada az yağda kaşık kaşık pişirin. Yanına da ayran.. Çok lezzetli oluyor ve arabada yedirmesi kolay oluyor... hazır ayran içirmek yerine ,kendiniz yapıp pet şişeye koyun. Pet şişenin kapağını delip pipeti ordan geçirebilirsiniz. 

****************************************


fasülyeleri sıcaksuya atıp 2-3 dk sonra soğuk suya atın( şoklayın) ardından tamamen soğuyunca buzdolabı poşetlerine koyun ve hiç hava kalmayacak şekilde pipetle havasını çekin...fasülyeler sanki yaz fasülyesi gibi olur..yemyeşil tadı da süper...domates sosuyla pişirnce harika oluyor..
















5 Ocak 2013 Cumartesi

oğluşkaya tarifler



BROKOLİ ÇORBASI
6. aydan itibaren bebeklerimiz ek gıdalara geçmeye başlayınca sebze çorbaları da annelerin vazgeçilmezi haline gelir. Biz ilk başlarda evde ya da manavda sebze namına ne varsa koyarak karman çorman tarifler hazırlamıştık.Ancak zaman geçtikçe, tecrübelendikçe bunun anlamsız olduğunu, ne azından bebeğe içirilen çorbanın damak tadı olması gerektiğinin farkına vardık. 


Çorba yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli husus mevsiminde olmayan sebzeleri mümkün olduğunca kullanmamanız.Patlıcanı mevsimşnde dahi olsa hiçbir surette kullanmıyoruz.


Malzemeler 


1adetküçükpatates 

1adetküçüksoğan
1adethavuç 
Brokoli
İrmikZeytinyağı 

Havuçları yuvarlak yuvarlak, patatesleri küp küp soğanları da ince ince doğrayalım. Suyun içine bunları atıp kaynatmaya bırakalım. Üzerine brokolilerimizi ekleyelim. Çorba kıvamına gelmeye başlayınca içerisine 2 -3 çorba kaşığı irmik atalım.Biraz fokurdatıp ocaktan alırken hakiki zeytinyağından bir iki damla çorbaya katalım ve çorbayı karıştıralım.


Bebek keki:
1 su bardağı yoğurt
1 yemek kaşığı keçiboynuzu tozu
1/2 su bardağı zeytinyağı
1/2 su bardağı minik minik doğranmış
dilediğiniz kuru meyveler
1 çay kaşığı karbonat
1 yumurta sarısı
Aldığı kadar tam buğday unu

Bebek keki için önce tüm malzemeyi karıştırın.
Kalıbı zeytinyağıyla yağlayın.
Kalıbı yarısına kadar doldurun.
180 derecede pişirin. Bebek kekiniz hazır :)


Bebek keki 2:

1,5 su bardağı tam buğday unu
1 çay kaşığı karbonat
1 çay kaşığı tarçın
1 çay kaşığı hindistan cevizi
3 tane ceviz+ 3 tane kaju (isteğe bağlı)
Bu malzemeleri bir kapta karıştırıyoruz, unu eleyerek kullanmakta fayda var. Zira kekimiz sonuç olarak daha güze kabarıyor. 
¾ su bardağı su
4 yemek kaşığı zeytinyağı
Göz kararı kuru meyve( ben 10 tane kuru kayısı, 10 tane hurma, azıcık da erik pestili doğradım minik minik. kuru meyveleri şeker yerine kullandığımız için çeşitlendirmek, artırmak, eksiltmek mümkün. Doğradığımız kuru meyvelerin birazını da üzerine serpiştirmek üzere ayırıyoruz. )
Bunları da ayrı bir kapta karıştırıyoruz. İki karışımı birbirine ekleyip elle şöyle bir harmanlıyoruz. Kesinlikle uzun uzun karıştırmaya kalkmıyoruz, zira kekimiz sert olur.
Oluşan karışımı ben 8li muffin kalıbına yerleştirdim. Üzerine de ayırdığım kuru meyvelerden serpiştirdim. 180 derece önceden ısıtılmış fırında 20- 25 dk batırdığımız kürdan temiz çıkana kadar pişiriyoruz. Afiyet olsunJ 
Sonuç : Yumuşacık bir kek ve tatlıyla tuzlu arası ama çok hoş bir tad oluşmuş. Sanırım incir de kullanmış olsaydım daha tatlı bir kek elde edebilirdim. Ya da kuru meyvelerin yerine elma kullansaydım daha tatlı olabilirdi. Ama ben bu halini de pek sevdim. 


Bebek keki 3:

Yİne şekersiz bir kek denemesi. Okuduğum bir yazı üzerine pekmez de koyamıyorum artık çünkü bal ile ilgili olan durum pekmez de de aynıymış, yani yüksek ısıda zararlı bir madde açığa çıkıyormuş :S Aslında pekmez keki çok sertleştirip kayış gibi olmasına da sebebiyet veriyordu zaten. O zaman napıyoruz keki biraz tatlandırmak için bol elma ve bol kuru kayısı kullanıyoruz:) 

1 Yumurta
2 çorba kaşığı kefir
2 çorba kaşığı rondoda neredeyse püre haline getirilmiş elma
3 adet tavla zarı büyüklüğünde doğranmış kuru kayısı
Yaklaşık 1,5 kahve fincanı un
2 tatlı kaşığı un halinde yulaf
Bir çimdik karbonat
Bİraz tarçın
Allerji durumu yoksa biraz dövülmüş ceviz eklenebilir



Yumurta iyice çırpılır. İçine kefir eklenir.Sonra un yavaş yavaş eklenir, yani miktar olarak biraz göz kararı... Karbonat, yulaf ve sonra elma ve kuru kayısılarla malzemelr harmanlanır, kıvamı herzaman yaptığımız keklerin kıvamında olmalıdır. Püf noktası unu ve diğerlerini eklediken sonra çok karıştırmamak, ne kadar karıştırırsak o kadar sönük bir kek olur. Tereyağı ile yağlanmış kalıplara dökülür ve 180 derecede pişirilir. Gidip gelip bakmakta fayda var, çok pişip de kabuğu sert olursa zor yenir bebiş tarafından...
***************************

yarım kabak 3 yemek kaşığı buğday unu bir yumurta sarısı yumurtayı iyice çırpın içine unu ve kabağı rendeleyip ekleyin kıvamı kek kıvamı gibi olcak cıvık olursa biraz daha un ekleyebilirsiniz yaglı kagıdın üzerine koyun fırında yaklaşık 20 25 dakika pişirin ekmek gibi kabarıyor eline verip yedirebilirsiniz yumuşak oluyor bunu pırasa havuç elma gibi rendelenebilecek sebze ve meyvelerlede yapabilirsiniz, yine o dönemlerden bir dalim balkabağını doğrayın içine muz, ceviz ,kuru kayısı,fındık ekleyin ev yapımı bebe bıskuvısı yada 3 4 adet cicibebe ekleyin bir yemek kaşığıda pekmez rondodan geçirin kızım en iştahsız döneminde bile bunu bayıla bayıla yerdi,kek içinde normal kek tariflerini içine şeker koymadan ceviz badem kuru üzüm kuru kayısı gibi yemişleri ekleyip yapabilirsiniz.









Çocuğunuz yabancı cisim yutarsa


Çocuğunuz yabancı cisim yutarsa

Özellikle ilk 2 yaş döneminde çok sık görülen ve acil müdahale edilmediğinde istenilmeyen sonuçlarla karşılaşılan solunum yollarına yabancı cisim kaçmasını (aspirasyon) Hisar Intercontinental Hospital Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Salih Somuncu anlattı. 

Çocukların emeklemeye başlamasıyla birlikte tehlikeler de artıyor. Çocuklar özellikle 2 yaşına kadar objeleri tanımak için ağızlarına götürmeye meyillidirler. Fındık, fıstık gibi kabuklu kuruyemişler başta olmak üzere her türlü yiyecek, ağza alınan oyuncak parçası, pil, kalemlerin başında yer alan silgiler, kapaklar, toplu iğneler gibi herhangi bir yabancı cisim derin bir nefes alma sırasında direkt nefes borusuna: oradan da daha uçlara kadar gidebilir. 

Bronkoskopi nedir?

hem tanısal hem de solunum yollarına yabancı cisim kaçması (aspirasyon) söz konusu olduğunda, bronkoskop adı verilen optik bir cihazla, anestezi altında, çocuğun ya da erişkinin solunum yolları, nefes borusu, her iki ana bronş ve biraz daha içeride yer alan ince bronşlarının incelendiği işlemdir. Teknik olarak rijit ve fleksibil adı verilen iki tipi vardır. Yabancı cisim aspirasyonunda rijit; tanısal amaçlı bronkoskopilerde daha uçlara ulaşabilmek için fleksıbıl bronkoskoplar kullanılır. Çocuğunuz çok sık akciğer enfeksiyonu geçiriyorsa, tedaviye cevap vermiyorsa, tanısal amaçlı bronkoskopi yapılması gerekir. Tanısal amaçlı bronkoskopinin yanı sıra çocuğunuzun hareketlenmeye başladığı dönemde hiçbir şey yokken daha sonra ortaya çıkan, tedaviye cevap vermeyen ve sık tekrarlayan bir üst solunum yolu enfeksiyonu varsa solunum yollarına yabancı cisim kaçmasını aklınıza getirmelisiniz. Bronkoskopide optik bir cihazla çocuğun solunum yolları, nefes borusu, her iki ana bronş ve biraz daha içerideki ince bronşlar incelenerek bu bölgelere kaçan yabancı cisimler çıkarılabilir. İşlem yabancı cismin yerleşim bölgesi ve türüne göre 15 dakika ya da saatler sürebilir.

Yabancı cisim kaçtığı nasıl anlaşılır? 

• Birdenbire ortaya çıkan bir solunum sıkıntısı varsa,

• Nefes almakta zorlanıyorsa, 

• Ani bir öksürük atağı varsa, 

• Morarma (geniş bir havayolu tıkanması söz konusuysa) görüyorsanız hemen en yakın sağlık merkezine başvurun. Çünkü zamanında müdahale edilmez ve yabancı cisim çıkarılmazsa hayati tehlike çok yüksektir.

Çocukların beslenmesinde doğrular ve yanlışlar


Çocukların beslenmesinde doğrular ve yanlışlar

Doğru beslenme çocuk gelişimindeki en önemli unsur. 0-5 yaş arasındaki çocuklarda beslenme konusunda bilinmesi gereken önemli noktaları Universal Çamlıca Hastanesi Çocuk Sağlığı Uzmanı Dr. Mine Başıbüyük anlattı.

Bebeğin yeterince anne sütü aldığı nasıl anlaşılır?

İlk 6 ayda bebekler yalnızca anne sütü ile beslenmelidir. Bu aylarda anne sütü ile birlikte verilen ek besinler bebeğe tokluk hissi vererek emme gereksinimini azaltır ve anne sütünden yeterince yararlanmasını engeller. Bebeğin yeterince anne sütü aldığı, günde 6-7 kez bezini ıslatması ve haftada en az 150 gr. tartı alması ile anlaşılır. 

Anne sütü dışında su verilmeli midir?

İster hastalık durumu olsun ister hava çok sıcak olsun dört aydan önce bebeğinize anne sütü dışında su ya da başka sıvıların (meyve suyu, bitkisel çaylar gibi) verilmesine ihtiyaç yoktur.

Anne sütü yetersiz olduğunda ne yapılmalıdır?

Bebeklere 1 yaşından önce inek sütü önerilmez. Anne sütünün verilemediği ya da yetersiz kaldığı durumlarda anne sütü örnek alınarak hazırlanan formül mamalar kullanılır. İnek sütünün yararlı olduğu düşüncesinden yola çıkan annelerin bakış açısı; özellikle 6-24 ay bebeklik döneminde yoğunlaşan ve Türkiye’de her iki bebekten birinde görülen demir eksikliğinin başlıca nedenini oluşturuyor. 

Ne zaman ek gıdalara başlamak gerekir?

Bebek 6 aylık olunca ek besinlere başlanması gerekir. Bu dönemde beslenme listesine anne sütünün yanında meyve püreleri, sebze çorbası, yoğurt gibi besinler eklenir. En geç 2 yaşında annenin uygun olduğu zamanda çocuk anne sütünden kesilmelidir. 

Önemli tavsiyeler 

• Çocuk 13-14 aylık olunca kaşık kullanmasına izin verilmeli ve desteklenmelidir.

• Kuru yemişler kolayca nefes borusuna kaçıp boğulmalara neden olabileceği için 3 yaşına kadar verilmemelidir.

• Çocuklar yemeğin suyu ile değil kendisi ile beslenmelidir. Özellikle zayıf ve iştahsız çocukların beslenmesinde et ve kemik suyu çok yaygın kullanılıyor. Kırmızı ve beyaz etin besin değeri çok yüksektir, ancak haşlama sırasında etin içerdiği besin öğeleri et suyuna geçmez. Bu nedenle et suyunun besleyici bir özelliği yoktur.

• Çocuğun sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliştirmesinde anne babanın tutarlılığı ve ona iyi örnek olması şarttır. Okul öncesi dönemde çocuğa yeme konusunda ısrarlı davranmak çocuk ile aile arasında zıtlaşmalara ve savaşa dönüşmesine neden olur. 

• Okul öncesi dönemde çocuklarda tek taraflı beslenme çok yaygındır.   Çocuğun beslenmesinde besin çeşitliliği sağlanmalıdır. Çocuk zorlanmadan değişik yemek çeşitlerine alıştırılmalı ve bu konuda anne babalar örnek olmalıdır. Bu davranış ileri yaşlara uzanan doğru yemek seçme alışkanlığı edinilmesine çalışılmalıdır.

•  Çocukların sofrada yeni tatlar denediğinde destekleyin ve övün. Yiyeceklerinde fazla miktarda yağ, tuz ve sentetik katkı maddesi içermemesine dikkat edin.

• Çocukların şekerli içecekler, meyve suları tüketmesi, sürekli atıştırması, aşırı yağlı fast food gıdaların tüketimi kilo alımını hızlandıracaktır.  

• Çocuklara çay, kahve, kola verilmesi içindeki uyarıcı maddeler nedeniyle onları sinirli yapar, doğrusu bu tür içeceklerin çocuklara hiç verilmemesidir.

• Çocuk uzun süre aç bırakılmamalıdır. Bu daha sonra ki öğünde çok yemesine, dengesiz beslenmeye ve gereğinden fazla kalori alarak şişmanlamasına neden olacaktır.

• Şeker, şekerli besinler, çikolata, börek, pasta gibi yüksek enerjili besinler kontrollü verilmeli çocuğun gereksiz kalori almasına engel olunmalıdır. Aynı zamanda yemek aralarında çocuğa şekerli besinler vermek, iştahını kapatarak yetersiz beslenmesine yol açar.

• Günlük beslenme programında doygunluk sağlayacak lifli besinler (meyveler, sebzeler, yağsız salatalar gibi) mutlaka yer almalıdır.

• Çocuğu oyalamak için yiyecekler kullanılmamalı. Bu durum büyüdüğünde dikkat gerektiren her aşamada, atıştırmalık yiyecekler aramasına neden olacaktır.

Çocuklarda sağlıklı beslenmenin sağlanması ve devamı için beslenme öğeleri

Vücudun enerji kaynağı olan ekmek ve unlu, nişastalı gıdalar günde en az 6 porsiyon yenmelidir. (1 porsiyon=5-6 yemek kaşığı pilav, makarna=1 dilim ekmek)

Demirin en iyi kaynağı olan et ürünleri ve kuru baklagillerden en az iki porsiyon bulunmalıdır.(1 porsiyon et=2 köfte= 3-4 yemek kaşığı kuru baklagiller)

Her gün en az 2 su bardağı süt veya yoğurt verilmelidir. Bu besinler kemik gelişimi için çok önemli olan kalsiyum kaynağıdır. (2 kibrit kutusu peynir= 1 bardak sütteki kalsiyum) 

Vitamin açısından zengin sebze ve meyvelerden günde 3-4 porsiyon verilmelidir. Bu besinler aynı zamanda, kalsiyum ve demir emilimine de yardımcı olurlar. Meyvelerin kabuklu verilmesi kabızlık sorununu çözer (1 porsiyon sebze=5-6 yemek kaşığı sebze yemeği, 1 porsiyon meyve =1 orta boy meyve =3/4su bardağı meyve suyu).